Mr. Robot ve Who Am I? Arasındaki Benzerlikler

                      Mr. Robot ve Who Am I?  belki son on yılın en ufuk açıcı filmleri arasında yer alıyor.(Birtanesi dizi ama ben kısaca film diyorum : ) Kamera açısında tutun oyuncuların performanslarına kadar iyi filmler.Tabi siz beğenmeyebilirsiniz.Bu filmleri izlerken  aralarında bazı farklar olduğunu fark etmişsinizdir.Bu iki filmde hackerlık filmleri arasında yerini sağlamlaştıralı çok oldu.Ayrıca önceki bir yazımda Mr.Robot ve Dövüş Kulübü arasında ki farkları işledim.İsterseniz buyurun.




1.Ana Karakterler Arasında ki Benzerlikler


                 Her iki karakter de yalnız ,içine kapanık ve bilgisayarlarla arası iyi.Bir şeyleri değiştirmek istiyorlar ama birilerinin onları harekete geçirmesi gerekli.Evde tek yaşıyorlar.Toplumdan kopuk yalnız bir hayat.Karşılarına onlara yardım edecek kişi çıkana kadar.Ayrıca Eliot-Mr robot  ve Benjamin-Max bu ikililer birbirlerinin neredeyse tam zıttıdır.Biri içe dönükken diğeri dışa dönüktür.



Mr. Robot ve Who Am I? Arasındaki Benzerlikler
Giyiniş tarzlarına bakın.

Oku...

En İdeal Ev Planı İçin 5 Öneri

                     Yeni ev almak  günümüz de üzerinde çok düşünülüp zor karar verilen bir konudur.Zor olmasının birçok farklı nedeni var.Ancak, "kullanışlı bir ev nasıl olmalıdır?" sorusuna cevap arayacağız.Tapu işlemleri,gerekli evraklar,kira sözleşmesinin gerekliliği gibi sıkıcı konulardan bahsetmeyeceğim.Planından yola çıkarak olması gerekeni inceleyeceğiz.Çok uzatmadan konuya geçelim.Peki "ideal ev" nasıl olmalı?

1.Giriş Kapısının Direkt Salona Açılması

                       Yeni yapılan evlerde genelde bu olay yoktur ancak,eski yapılan evlerin giriş kapısı direkt olarak yaşam alanına açılır.Kullanışlı bir ev için bu önemli bir şeydir.

2.Vestiyer

                    Özellikle eve ilk girdiğimiz de   üstümüzü,başımızı ve ayakkabılarımızı çıkardığımız; soluklandığımız,kendimize geldiğimiz yerdir.Bundan sonra tuvalete gitmek gerekir.O yüzden tuvalet vestiyere yakın yakın olmalı.


vestiyer


3.Tuvalet Girişe Yakın Olmalı

                    Tuvaletin girişte olmasının birçok artısı vardır.Bunların ilki işten geldiğimiz de bir b+k yapmak için evin diğer ucuna  gitmenize gerek kalmaz.İkinci olarak;evinize misafir  veya yabancı biri geldiğinde sadece tuvalete gitmek için her tarafını  gezmesi sonucu gizliliğimiz kalmaz.Bu durum en kullanışlı ev planlarına dahil olması için yeter de artar bir özelliktir.

4.Yönler

                    Belki çoğumuz ev alırken en çok dikkat ettiğimiz unsurdur.Kullanışlı bir ev planı için en önemli yönler güney ve doğudur.(Kuzey Yarım küre için.)İlk olarak;mutfak,banyo ve tuvalet kuzeye bakmalı.Yiyeceklerimizin bozulmaması  için mutfak kuzeye bakmalı.Çünkü;kuzey Güneş almaz.Bu yüzden soğuktur.Eğer güneye bakarsa kilerde ki yiyeceklerimiz çabuk bozulabilir.İkinci olarak; tuvalet ve banyo da kuzeye bakmalı.Eğer bakmazsa koku olur.Ayrıca;tuvaletle mutfak yanyana olmamalı.Düşünün;birisi tuvaletteyken garip garip sesler ve kokular geliyor ve siz mutfaktasınız.Yatak odası ve yaşam alanı güneye bakması daha iyi olur.Hem ısı hem de ışıktan tasarruf edersiniz.Yönlerin ideal ev planı için anlamları bunlardır.


siyah beyaz pusula

5.Odalar Arasında ki Oranlar

                  Bazen bir oda çok küçük olup diğer oda çok büyük olabiliyor.Örnek vermek gerekirse; yaşam alanının yatak odasından küçük olması veya  aynı boyutta olması.Bunun tam tersi de olabilir.Yaşam alnınız evinizin yarısını oluşturup, diğer odalarınız çok küçük olabilir.Müstakil ev planı örneklerini bu şekil de derledik.


            Özetle;bu 5 madde de "kullanışlı ev planı,ideal ev nasıl olmalı?" sorusuna cevap aradık.Umarım faydalı olmuştur.
Oku...

Müşteri Kazanmanın 7 Basit Yolu

                               Mahallenin bir dükkanın da esnafsınız.Az çok müşteriniz var veya dükkanı yeni açtınız.Bu işlerde yenisiniz.İleri de ne yapacağınıza dair bir düşünce yok.Küçük işletmeniz de yalnız oturuyorsunuz.Aklınızda ''Bu dükkana yeni müşteri nasıl  kazanırım?Dükkana müşteri gelmiyor!'' gibi sorular var.Aslında bunun cevabı sorunun içinde gizli.Küçük işletmenize gelme ihtimali olan insanlar;

  • Yoldan geçen insanlar(yayalar,taşıtlar..)
  • Tanıdık insanlar.
  • Tanıdıklarınızın bahsettiği insanlar.(Örn: kadınlar gün yaparken tanıdık birinin sizden aldığı şeyi diğer insanların beğenmesi ve ''Bunu nereden aldın?'' diye sorması üzerine gelen müşteriler)
  • İndirim haberini duyan insanlar.



a



1.Dürüst Olun!

                    Çoğunlukla küçük işletmeler ülkemiz de müşterilere karşı dürüst olmaz.Bir hırdavatçıya gidersin.Duş seti fiyatı sorarsın.Adam senin giyimine göre fiyat belirler.Ya da ''Bu ürün uzun ömürlü mü?'' sorusuna karşı ''Eeeveet,tabi ki.En iyisi.Dünyanın en sağlam ürünü.'' gibi açıklamalarda bulunulur.Oysa, ürünün ne kadar dayanacağını da ikimiz biliriz.Bu iki durumda olduğu gibi olmayacağız.Fiyat konusunda ürünün etiketi olması.Müşterilerin sorusuna karşı daha dürüst olmalıyız.Bazen gerekirse o ürünü satmak yerine doğruyu söylemeyi tercih etmeliyiz.Bu yöntem ''Yeni müşteri nasıl kazanılır?'' sorusunun temel cevabıdır.



Müşteri kazanmanın yolları


2.Güler Yüzlü Olun!

                   Müşteriler sizin surat ifadenizden dükkanınıza gelir mi gelmez mi onun hesabını yapabilirler.Güler yüzlü olmazsanız müşteriler ''Ne kadar sert bir tip!Bir daha buraya gelmem!''gibi düşünebilirler.Sonra da aklınızda ''Neden dükkana müşteri gelmiyor?'' sorusu olacaktır.Son olarak;güler yüzlü olursak müşteriler kendilerini daha rahat edecekleri için iş yeriniz de daha fazla zaman geçireceklerdir.


3.Kaliteli,Ucuz,Ürün,Hizmet

                  Bu kriterlerin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.Örneğin;müşteri geldi alış-veriş yapmaya sonra ürünün fiyatını sordu.Biz cevap verdikten sonra muhtemelen alır veya ''Mahallenin yukarısında ki yerde daha ucuza satılıyor!'' deyip gider.Yeni müşteri kazanmak için bu kriterler göre iş yerimizi ayarlamamız gerekiyor.Ayrıca;her kalitede ürün barındırmakta önemli.Böylece müşteriye seçenekler sunmuş oluruz.


esnaf ve müşteri kazanmak


4.Reklam         

                        Teknolojinin de gelişmesiyle istediğimiz kişiye görüntülü,yazılı,sesli tüm iletişim kanallarını kullanarak ulaşabiliyoruz.Hal böyleyken küçük işletmeniz için reklam vermek iyi bir tavsiyedir.Hem yeni müşterilerinizin gelmesini sağlar hemde markalaşabilirsiniz.İlk adım olarak broşürler bastırabilirsiniz.Sonrasında müşterilerinize mesaj gönderebilirsiniz veya bulunduğunuz konumda ki yerel radyoya reklam verebilirsiniz.Emin olun ki reklam vermek sizi daha fazla insanın duymasını sağlayacaktır.


5.Sosyal Olun!                                     

                               Çoğu iş yeri hem reel de mücadele ederken hem de internetten müşteri bulma derdindedir.Artık insanlar internetten de alışveriş yapıyorlar.Sosyal platformlarda kendinizi barındırmanız en azından insanların sizi fark etmesini kolaylaştırır ve size yakın olanlar ziyaret eder.


esnaf abi


6.Kolay Ulaşılabilir Olmak  
    
                                  Gelecekte internetten alışverişin daha artmasının en temel nedeni belki de kolay  ulaşılabilir olması olacaktır.Tamam, siz internetten satış yapmıyorsunuz.Anlıyorum.Mesela;sizin iş yerinize yakın konumda olanlar geliyor.Uzak olanlar gelmez.Gelmesi için daha fazla şey gerekir.(ucuz olmak,kimse de olmayan bir malın sizde olması...)Bunlar olmadan da yeni müşteri kazanmak hayal olur.


7.Markalaşmak                      

                                  Artık aldığımız eşyalarda markalara dikkat ediyoruz.Daha önce duyulmamış veya az duyulmuş markaları tercih etmeyiz.Bu örnekte ki gibi  sağlam,insanların takip ettiği bir marka olmak önemlidir.Tabii bunun için önce pazarlama konusunda uzmanlaşmamız gerekir.İnternette   ücretsiz olarak çok kaynak var.Fakat;bunların çoğu size zengin olma vaadi verir.Fakat; birkaç tanesi size faydalı bilgiler verir.Bu yöntemleri kullanarak  ''Dükkana müşteri gelmiyor!'' diye hayıflanmaya son verebilirsiniz.

Oku...

Evde Saç Traşı Olmanın 5 Avantajı

                     Saç traşı günümüzün zorunluluklarındandır.Eğer saçımız çok uzun veya bakımsızsa diğer insanlar tarafından ''orman adamı'' olarak adlandırırız.Günümüzde şehirler bu kadar kalabalıkken hiç kendi evinizde traş olmayı düşündünüz mü? Biliyorum evde  traş olmak gözünüzü korkutabilir.Fakat; küçük bir cesaretle kendinize saç traşı yapmaya başlarsanız eksisinden çok artısını göreceğiniz muhakkak.Peki evde traş olmak için nelere ihtiyacımız var:


  • Traş makinesi
  • Büyük ve küçük ayna
  • Bez (Yere sermek için.)
  • Makas
  • Kesim tarağı
         

1.Tasarruf

                   Günümüzde kuaförler ortalama 10-15 Tl.Bizde sene de yaklaşık olarak 6 kez kuaföre gittiğimizi varsayarsak yıllık 60-90 Tl. eder.Yaklaşık bir berber makinesi fiyatı.Tabi bu hesap erkekler içindi.Eğer kadınlar için yaparsak yıllık yaklaşık 200 Tl.'ye kadar çıkabilir.Kendinize saç traşı yaparsanız büyük ölçüde tasarruf edeceksiniz yani.


erkek Saç stilleri


2.Sıra Bekleme

                           Özellikle bayramlar da kuaförlerde saatlerce sıra beklenir.Uzunca sıralar olur.Bu durum bizim canımızı sıkar.Her bayram da 1-1.30 saat beklemek yorucudur.Eğer evde traş olursak bunların hiçbiri olmaz.İstediğimiz zaman traş olabiliriz.İster gecenin birinde ister sabahın altısında.


3.İstediğim Gibi Olmadı!

                             Bazen berberden geldiğimizde evde ayna da  kendimize bakarken ''Bu ben miyim?İstediğim gibi olmadı!''  gibi sözler söyleriz.Tatmin olmamışızdır.Eğer kendimiz evde traş olursak
istediğimiz gibi saçımızı yapabiliriz.Sonra da moralimizi bozmayız.Sonunda da kendimizi tatmin olmuş hissederiz.Başarmanın hazzını  yaşarız.


Saç stilleri

4.Temizlik

                      Her berber temiz olmaya bilir.Olsa bile ev ortamı kadar olmaz.Eğer evde traş olursak temizliği de biz yaptığımız için gönlümüz huzurlu olur.


5.Hızlı Uzayan Kıllar

                            Kulak ve ense kılları diğer bölgelere göre daha hızlı uzar.Sadece bu bölgeleri berbere gidip kestirmeye üşeniyorsanız yalnız değilsiniz.Evde  kendi kendinize ense traşını yapabilirsiniz.Eğer yapamazsanız anneniz yada babanızdan yardım alabilirsiniz.

                       
Oku...

Aglet Kadar Önemsiz Değil!

                                 Birgün salonda bilgisayarla uğraşıyorken kardeşim televizyonda ''Fineas ve Förp'' adlı çizgi filmi izliyordu.Çizgi filmde aglet üzerinde duruluyordu.Kısaca bahsetmek gerekirse;ayakkabı bağı vb.bazı iplerin her iki tarafında ki plastik ya da metal kılıftır.Bağcığın sökülmesini engeller.Kökeni İngilizcedir.Yani; ayakkabı bağının ucudur.


What is aglet?


                                 Çizgi filmden devam etmek gerekirse; insanlar ilk başta duruyor ve sonra heyecanlanıyorlar bu kelimeyi duyduğunda.Sağır adam duymaya başlıyor,kel adamın saçları çıkıyor bu kelimeyi duyduğunda.(Çizgi film işte :)Daha sonra bu kelime için şarkı yazıyorlar.Konser veriyorlar.Çizgi film böyle sürüp gidiyor.En sonda insanlar bu kelimenin anlamının ''ayakkabı bağcığının ucu'' olduğunu öğrendiğinde önemsiz olduğunu anlayarak konseri terk ediyorlar.Verilmek istenen mesaj açık:gereksiz şeyleri öğrenerek zamanını ve gücünü  boşa harcama.


                     Bu çizgi filmden yola çıktığımızda biz neler yaparak zamanımızı boşa harcıyoruz.''Aglet kadar önemsiz şeylerle uğraşmıyoruz.'' dediğinizi duyar gibiyim.Bu konuya girersek hepimiz boş işlerle uğraşıp  hem vaktimizi hem de kaynaklarımızı boşa harcıyoruz.Bizim devrimiz teknoloji devri olduğu için ekranlarla ister istemez ilişki içinde oluyoruz.Bazen gereğinden fazla ekranlar karşısında(tv,telefon,bilgisayar,tablet...) kalıyoruz.Öyle ki kalkmak için uğraşıp kalkamadığımız olmuştur.Tabiri caizse  ekranlar bizim tasmamız,sahiplerimiz sosyal medya,yemeğimiz beğeniler,retweetler,bildirimler vb. olmuş.Aklımızda ''Şu bana mesaj attı mı,bu beni retweet etti mi,fotoğrafımı kaç kişi beğendi?'' gibi sorularda.Peki bu sorunlarımız aglet kadar önemli mi?Elbette hayır.Çünkü:biz teknolojinin bağımlısı olmuşuz.Ailemize,arkadaşlarımıza ve en önemlisi kendimize  vakit ayıramıyoruz.Herhangi bir alanda belli bir görüşümüz yok olsa bile bunu savunamıyoruz.Çünkü:dingin düşünemiyoruz.Ekranlara karşı geçirdiğimiz azaltabiliriz.


masadan oturan adamlar

telefonla oynayan insanlar
                     
                              Öncelikle insanlarla ilişki içinde olduğunuz mekanlarda  telefonlarla uğraşmayalım.Bu karşıdaki insanı önemsediğimizi gösterir.Örneğin;arkadaşlarımızla cafe de buluştuk eğer o ortamda telefonla uğraşırsak arkadaşımıza ayıp olur.İkinci olarak; akşamları uyumadan 1-2 saat önce televizyon ve telefona bakmayalım.Mavi ışık yaydığı için uyumayı ve kalkmayı zorlaştırır.Mümkünse bu saat aralıklarında kitap okuyalım.Ayrıca; sabahları kalkar kalkmaz telefonu elinize almayın.Eve girdiğimizde ekran karşısına hemen geçmeyelim.Elimizi,yüzümüzü yıkayalım; üstümüzü değiştirelim öyle geçelim ekranlar karşısına.Sonuçta,tüm bunları yapmak için  irade gücü
gerekir.Tabi buda birden güçlenmez yavaş yavaş.Kısaca;ekran bağımlılığımız aglet kadar önemsiz değil : )

Oku...

Mr. Robot ve Dövüş Kulübü Arasında ki 9 Benzerlik

                Son 2 yıla damgasını vuran Mr. Robot  bir hackerlık filmi ile 1999'da çıkan sinemanın kült filmi Dövüş Kulübü(Fight Club) arasında ki  benzerlikleri farketmişsinizdir.Kısaca;her iki filmden de bahsetmek gerekirse:Mr. Robot  gündüzleri siber güvenlik şirketinde çalışan,geceleri ise hackerlık yapar;Fight Club'daysa iyi bir işe sahip adamın dibe vurmasını konu alır.Şimdi gelin bu benzerlikleri beraber inceleyelim.Ayrıca Mr Robot ve Who Am I? arasındaki benzerlikler olduğunu da fark ettik.Okumak isterseniz buyrun.



1.Şizofren Başroller



     Dövüş Kulübü'yle  Mr. Robot arasındaki ana benzerlik   baş karakterlerin  çift kişilikli bireyler olmaları.Anlatıcı(Edward Norton) ve Elliot(Rami Malek) ikisinin de hayali arkadaşları vardır.Fakat Elliot yalnızlıktan kaçmak ve lider olmak için Mr. Robot'a ;anlatıcı ise hayalinde ki erkek(başarılı,çekici,alfa...) olamadığı için Tyler Durden'e sığınıyor.







Oku...