Yazar: Desiderius Erasmus
Çeviren: Hasan İlhan
Cilt:Umut Matbacılık
Yıl:2011

                 İlk başlarda Papaz olan Erasmus sonradan kiliseden ayrılarak bilimle ilgilenmeye başlar.Bu eseri bu günlere kadar kalan ve canlılığını yitirmeyen tek eseridir.Kitapta Erasmus kendini delice över.Bazı yerlerde kendini Tanrı yerine koyar.Çocuklukta ve  yaşlılıkta;aşkta,evlilikte,dostlukta,politikada,savaşta,edebiyatta ve bilimde deliliğin hayatın her yerinde ve her evresinde egemen olduğunu anlatır.Deliliğe Övgü'de dini kurumları,din adamlarını hatta ırkları bile bu açıdan değerlendirir.O zamanın kilisesini,kilisedeki din adamlarını,bağnazlığı ve Skolastik Düşünce'yi acımasızca eleştirir ve dalga geçer.Belki bu yüzde günümüze kadar kalabilmiştir.


Deliliğe Övgü


Alıntılar=

  • Kimse seni övmezse sen kendini öv.
  • Bende ne cila,ne de riya var.Kalbimde bulunmayan bir hissin görüntüsü de hiçbir zaman alnımda görülmez.
  • İnsanlara iyilik etmek Tanrı olmak demektir.Bu söz doğruysa;buğdayı,şarabı icat edenleri ya da hemcinslerine bu türden herhangi bir başka faydayı sağlayan ölümsüzler sırasına koydular.Bu hareketlerinde haklı hareket ettilerse,ölümlülere bütün faydaları ve bütün nimetleri,hepsini bu arada dağıtan ben,tanrıların en büyüğü sayılmaz mıyım?
  • Gerçek bilgelik deliliktir.
  • Kendini bilge sanmak gerçek deliliktir.
  • Hakikat deliliktir.
  • Zavallı ölümlülerin zekalarına doğa tarafından çizilen sınırları geçmeye  yeltenince,cinayet işlemiş olacaklarına inanırlar.Göğün öte tarafında neyin bulunduğunu bilmek isteğine gelince,bu kafalarından asla geçmemiş olan bir çılgınlıktır.
  • "....Her biri zihinlere işkence kesildi.En önemlisizlerden biri olan gramer bile,tek başına bir adama ömrünce eziyet etmeye yeter."
  • Evet,insanlar ne kadar bilgeyse,mutluluktan o kadar uzaktırlar.Delilerden,daha deli olduklarında,insan olduklarını unutur,tanrı gibi gözükmek isterler...
  • Şimdi bana düşünebileceğiniz en bilge adamı verin,onu benim delilerimden biriyle karşılaştırayım.Bu adam, çocukluğunu ve gençliğini bilim öğrenmek için eziyet çekmekle geçirir; en güzel günlerini,uykusuz gecelerde,zahmetlerde,işlerde ziyan eder.Ömrünün geri kalan kısmından en ufak bir haz duymaz.
  • Bir  eşeğin anırdığını her duyuşunda,nefis bir senfoni dinlediğini hayal eden,ya da sefalet ve adilik içinde doğmuş olduğu halde kendini Karun kadar zengin ve kudretli gören bir insan işte böyledir.
  • Bence ne kadar deliliğimiz varsa o oranda daha mutluyuz...
  • Bir şey ne kadar sağduyunun karşıtı ise, o oranda çok hayranı kendine çeker...
  • İnsanların mutluluğu nesnelerin kendinden ibaret görmek,çılgınlığı aşırıya vardırmaktır.Bizi sadece kanaatlerimiz mutlu eder.
  • Bilgelik,insanları mahcup kılar.Onun içindir ki bilgeleri sürekli olarak yoksullukla,açlıkla,acılarla savaşır,değer görmeden herkesin aşağılama ve nefreti içinde yaşar görürüz.Deliler ise tam aksine,bolluk içinde yüzerler,devletleri idare  ederler,özetle en mutlu,en verimli talihe kavuşurlar.
  • İstediğiniz yer gidiniz papalara,prenslere,bilgeler,kanun adamlarına,dostlara,düşmanlara,büyüklere gidiniz peşin parasız hiçbir şey elde edilemediğini görürsünüz,bilgeler de parayı hor gördüklerinden herkesin onlardan kaçması normaldir.
  • Bir kimsenin ruhu,bedeninin organlarını düzenli biçimde etkiledikçe,o kimsenin sağduyulu olarak kabul edilir.Ama ruh bağlarını koparıp özgürlüğe kavuşmaya,zincirlerinden kurtulmaya çalışırsa, o zaman ona deli derler.
              
yabancı dil öğrenme teknikleri



                Yabancı dil konuşan insanlara imrenerek mi bakıyorsun?Eğer cevabın  "Evet." ise gerçekten dil öğrenmek istiyorsundur.Sonuçta "1 dil= 1 insan, 2 dil=2 insan...." dır.Ayrıca;dil öğrenmeyi herkes ister ama kimse öğrenmek için çalışmaz.Dil birden öğrenilmez.Yavaş yavaş öğrenilir.Örneğin;Biz Türkçe'yi annemizin karnında mı öğrendik?Elbette hayır.Doğduktan sonra insanların seslerini belli bir süre duyarız,dinleriz.Sonra tane tane konuşmaya başlarız.İnsanları taklit ederiz.Gevezelik yaparız.Kişiye bağlı olarak belli bir sürede(uzun veya kısa sürede) öğreniriz.Şimdi gelelim asıl konumuza.Bu yöntemleri kullanarak  evinizde yabancı dil öğrenebilirsiniz.Bunun için aşağıda yabancı dil öğrenme tekniklerini sıraladım.Dil öğrenmek  5 bölümden oluşur.Bunlar;

1.Gramer
2.Kelime Bilgisi
3.Dinleme Yeteneği
4.Konuşma Becerisi
5.Okuma-Anlama Yetisi



İngilizce konuşan insanlar


1.Gramer

              
                 Yabancı dil öğrenmede zamanlar ve ekler bir dilin temelini oluşturur.Gramer öğrenmek için gramer kitapları var. Onlardaki alıştırmaları yaparak öğrenebilirsiniz.Ayrıca; önemli olan yerleri not almayı da unutmayın.Zamanları formülleştirebilirsiniz.Biraz ezber olacak ama siz yaza yaza,konuşa konuşa onlar yerine oturacak.Grameriniz ne kadar iyiyse dili o kadar doğru konuşursunuz.Örneğin; "Ben yarın yemek yiyeceğim." demek istiyorsunuz.Ama grameriniz iyi değilse "Ben yarın yemek yedim." diyebilirsiniz.Sonuç olarak; hata yapmaktan çekinmemelisiniz.Hata yaparak bir şeyleri öğreniriz.





yabancı dil öğrenme teknikleri

2.Kelime Bilgisi
           
              Kelime hazneniz ne kadar genişse o kadar çok konuşursunuz,tıkanmazsınız.Birisiyle yabancı dil konuşurken "Şu kelimenin anlamı neydi?Şu kelimenin İngilizcesi neydi?" diye düşünmezsiniz.Kelimeleri öğrenirken bir defter tutun.Bu sizin kelime defteriniz olsun.Kelimenin anlamları,türü(isim,fiil,zarf...),okunuşu bunları yazabilirsiniz.Kelimeleri simgesel olarak da öğrenebilirsiniz.Örneğin; "table" İngilizce'de "masa" demektir.Ben bunu beynimde masayla simgelersem  daha kolay öğrenirim.Ayrıca;kelime öğrenmek için yabancı müzikler,diziler,filmler en etkili yollardır.Bunların tanesinden 1 tane kelime öğrenseniz kelime hazneniz artar.Ne kadar ekmek,o kadar köfte misali : )




yabancı dil öğrenme teknikleri

3.Dinleme 
Yeteneği
                 
               İyi dinleyemezsek,karşımızdaki insanı iyi anlayamayız.Konuşabilmek için ilk başta dinlemeliyiz.Dinleyerek kelimenin telaffuzunu da öğreniriz.Yabancı müzik ,radyo dinlemek;yabancı dizi,film,televizyon izlemenin önemi burda artıyor.Yurt dışına herkes gitmek ister.Ama biz gidemediğimiz için yurt dışını kendimize getiriyoruz.Ayrıca; bunları yaptığımız halde dinlememiz hala iyi değilse izlediğimiz yabancı dizileri 3 adımda izleyebiliriz.İlk adım; Türkçe alt yazılı izlemek.İkinci adım; İngilizce alt yazılı(Ana dili 'İngilizce' ise) izlemek.Üçüncü adım; alt yazı olmadan izlemek.Son olarak; dinleyerek not almakta etkili sonuç verebilir.




4.Konuşma Becerisi                 
                 
                     Konuşmak için bol bol pratik yapmalıyız.Pratik yapacak birisi yoksa kendi kendimize konuşabiliriz.Ayrıca: dil öğrenmek için  uygulamalar,programlar var(dyn-ed,busuu....).Hem bilgisayarınıza hemde akıllı telefonunuza yükleyerek istediğiniz yerde istediğiniz zamanda pratik yapabilirsiniz.Ayrıca skype'de İngilizce konuşmak için can atan o kadar insan var.Eğer; İngilizce öğreniyorsak İngilizce düşünebiliriz.Bu birden olmayabilir.Yavaş yavaş olabilir.Son olarak; konuşurken hata yapmaktan çekinmeyin. 
Yabancı dilde okumanın önemi




5.Okuma-Anlama Yetisi

              Dil öğrenmenin ve geliştirmenin en etkin yollarından birisi kitap okumaktır.Biz okumayı öğrenirken ilk başta heceleri sonra kelimeleri ve cümleleri okuyup anlamaya başlarız.Yeni kelimeler öğreniriz.Kelime dağarcığımız artar.Böylece Türkçe'miz gelişmiş olur.Aynı kural yabancı diller içinde geçerli.Yabancı dilimizi kitap okumadan geliştiremeyiz!İlk başlarda ince hikaye kitapları ile başlanılabilir.Daha sonra ne bulduysak okuyabiliriz.İngilizce öğrenme için bol okuma gereklidir.



           Son sözler:
  • Devamlı çalışmak önemlidir.Haftada bir gün saatlerce çalışacağınıza.Her gün azar azar,yarım saatte olsa çalışın.
  • Eğlenmeyi unutmayın.Oyunlar oynayın.Hikayeler anlatın.Şakalar yapın.Espriler öğrenin.
  • Dilin kültürünü öğrenin.
  • İnterneti sık sık kullanın.Yabancı gazeteleri okuyun.Yabancı haber kanallarını izleyin.Farklı aksanları dinleyin.
  • Eğer imkanınız varsa o dilin konuşulduğu ülkeye gidin.
  • Yabancı dilde öğrendiğiniz kalıpları tekrarlayın.
  • Bu yazımız da yabanci dil ögrenmenin kolay yollarını anlattık.
                    Teknoloji bağımlılığı,teknolojinin gelişmesiyle insanları daha fazla etkilemektedir.Televizyon,bilgisayar,laptop,akıllı telefon ve tabletler bizi kötü bir şekilde etkiliyor.Hem sağlığımızdan hemde zamanımızı yok ediyor çünkü;gözlerimizi bozuyor,beynimiz ağarıyor,kanser ve obezite riskimizi arttırıyor.Evden çıkıp ekmek almaya gidiyoruz.Herkesin elinde akıllı telefonlar.Bu zamanlarda kimsenin elinden düşmüyor.Hiçbiri ihtiyacı olduğu için değil,zevk aldığı için kullanıyor.Biz mi telefon kullanıyoruz yoksa ekranlar mı bizi kullanıyor?Birisi yürürken telefonuyla oyun oynuyor veya sosyal medyaya bakıyor,kulaklıkları da takmış.Kafasını bile kaldırmıyor!Karşıdan karşıya geçerken araba çarpsa sizce kim haklı?Ölse haberi olmayacak.Hatta bazıları var akıllı telefonuyla tuvalete gidiyor.Eğer böyle giderse yakın zamanda insan ırkı yok olabilir : )


Telefonla karşıya geçen kadın

            
             Ebeveynler,çocuklarıyla yeterli zaman geçirmezlerse ve ilgilenmezlerse onlarda teknoloji bağımlısı olur.Ayrıca;ebeveyn nasılsa çocukta öyle olur.Eğer siz ekranlarla çok vakit geçiriyorsanız,çocuğunuzda muhtemelen sizi örnek alacaktır.Ondan sonrada çocuğunuza ekranları yasaklamaya kalkmayın ve bu çocuk neden böyle demeyin!Çocuk dediğin mahallede top oynar,pislenir,kavga yapar.Şimdiki çocuklarımız dört duvar arasında büyüyor.Hayatı sokakta değil ekranlardan öğreniyorlar.Ekranlarla kontrolsüz bir şekilde oynayarak tabiri caizse mankafalaşıyor ve hayal dünyaları köreldiği için asosyal oluyorlar.Hayat dışarıda, ekranlarda değil.Koşup düşmeden,çift kale maç yapmadan,arkadaşlarıyla oyun oynayarak kirlenmeyen çocuk; çocukluğunu yaşamamıştır.Sabahlara kadar haberimiz olmadan ekranlarla uğraşıyorlar.Karne hediyesi olarak tablet,akıllı telefon istiyorlar.Çünkü;tehlikenin farkında değiller.Onlara her şeyi nazikçe anlatmalıyız.


çift kale maç yapan çocuklar

                
                   Gençlerin elinden telefonlar düşmüyor.Telefonlarından '.........  bildiriminiz var.' yazısı eksik olmuyor.Eskiden gençler gezer tozardı.Fakat; şimdi arkadaş ortamına girdiğinde doğrudan iletişim kurmak yerine telefonlarıyla birbirine yazıyorlar : ) Ayrıca; birlikte vakit geçirmek,muhabbet etmek yerine herkesin gözü ekrandadır.Eğer bu durum devam ederse manevi değerlerden uzaklaşmış bir gençliğimiz olur.


telefonla oynayan gençler


                    Eskiden ailemizle samimi bir şekilde muhabbet ederdik.Bu durum televizyon evimize girene kadar sürdü.Dünya'da en fazla televizyon izleyen ülkelerden biri olduk.Anne babamızla muhabbetimiz azaldı.Fiziki olarak birlikteyiz ama aklımız ekranlarda.Sıkıntılarımızı daha az paylaşıyoruz.Çünkü;bu bizi çekingen yaptı.Peki teknoloji bağımlılığından nasıl kurtuluruz?

Günümüzde teknolojinin bize ulaşması

  • Ekranları farklı saatlerde kullanın.
  • Haftalık limit belirleyin kendinize.
  • Eğer zorlanıyorsanız psikoloğa gidin.
  • Yapmak istediğiniz ama yapamadığınız şeyleri ekranları kullanmak istediğiniz zamanlarda yapın.
  • Çocuklarınızı ve arkadaşlarınıza ekranlar olmadan iletişim kurmayı öğretin.Akrabaları arasında sosyalleşmesini sağlayın.
  • İlgi duyduğunuz spora başlayın.
  • Çocuğunuzun arkadaşlık ilişkilerini destekleyin ve onları bir araya getirin.
  • Çocuğunuzun ekran kullanımını kontrol edin ve onların internetteki arkadaşlarını öğrenin.
  • Çocuğunuzu bu konuda kontrol edemiyorsanız uzmana başvurun.
  • Ekranınızda güvenli internet yazılımları olmasına dikkat edin.
  • Ekranları çocuklarınızı kontrol etmek için kullanmayın.(susturmak,teselli etmek)
  • Ekran karşısında yemek,abur cubur yemeyin.Ailenize,arkadaşlarınıza katılın.
Teknoloji Bağımlılığının Belirtileri:
  • Bir dakika daha deyip saatlerce oturmak.
  • Ekranlar karşısında geçirdiğiniz zaman hakkında yalan söylemek.
  • İnsanlarla direkt(yüz yüze) iletişim kurmak yerine ekranlardan kurmak.
  • Ekranda vakit geçirmek için her şeyi yapmak.
  • Ekranlardan uzak kaldığınızda sinirli,gergin olmak.
  • Gece geç saatlere kadar ekranlar başında kalmak.

 teknoloji ve gençler


Fiziksel Sorunlar:
  • Görme bozuklukları.
  • Duruş ve iskelet bozuklukları.
  • Radyasyon alımı.
  • Kas ve eklem problemleri.
  • Obezite riski.
  • Uyku problemleri.
  • Elde uyuşukluk.
  • Halsizlik.
Sosyal Sorunlar:
  • Okul başarısında düşüş.
  • Kişisel,ailesel sorunlar.
  • Zamanı idare edememe.
  • Yemek yememe.


                           Son olarak;her şeyin faydası ve zararı vardır.Teknolojiyi faydalı kullanırsan faydasını görürsün,zararlı kullanırsan zararını görürsün.



                           
Stanley Fatmax bıçağı nasıl takılır?

             Merhaba arkadaşlar,bugün sizinle karşılaştığım bir sorunu paylaşacağım.Kesim işlerinde iyi kesen bir maket bıçağına sahip olmak önemlidir.Özellikle öğrencilik hayatınız maket yapmakla geçiyorsa maket bıçağınız sizin silahınızdır.Kesimin kalitesi,pürüzsüz olması önemli etkenlerdir.Fazla uzatmadan konuya geçeyim.Geçenlerde tam ihtiyacımı karşılayacak bir maket bıçağı buldum.Stanley Fatmax 789.Ürünü aldığımda bıçakları takılı değildi.Üzerinde ki broşüre baktım ama resimlerden pek bir şey anlamadım.Sonra bıçakları takmak için 4-5 saat uğraştım.Çabam sonuç verdi ve taktım.Şimdi bunu sizinle paylaşacağım.
1.Adım
        
                  Yerleştireceğimiz bıçağın sürgüsünü sonuna kadar çekiyoruz.

Stanley Fatmax bıçağı nasıl takılır?



2.Adım

                Sarı yeri takacağımız bıçağın yönüne doğru hareket ettiriyoruz.

How to Change a Blade in a Stanley FatMax Utility Knife


3.Adım

                   Elimizi sarı şeyden çekmeden bıçağı içeri doğru takıyoruz.

How to Change a Blade in a Stanley FatMax Utility Knife



How to Change a Blade in a Stanley FatMax Utility Knife

Ve Stanley Fatmax'imiz kesim için hazır.
tatil dönüşü işe başlamak
                   

                 Tatil  başladığında hepimiz sevinçliydik.Okuldan kurtulmuştuk : )Hepimizin planları vardı.Şunu yapacam,bunu yapacam derken tatil bitti.Zaman o kadar hızlı geçti ki anlamadık.Kimimiz planlarını yaptı,kimimiz yapamadı.Evet yarın okullar açılıyor.Bu yüzden çok mutsuzuz.Öğrenciler için çok büyük bir acı.Üniversiteliler terminallere,havalimanlarına doluşmaya başladı.Acıklı sonlar "Anne ben okula gitmek istemiyorummm!!!"Gitmesi ayrı sorun,gelmesi ayrı sorun.Okuldayken evi özlüyorsun;evdeyken okulu özlüyorsun.Bu geceden itibaren saatler ayarlanmaya başlanacak : ( Peki  tatil sendromuyla nasıl başa çıkılır?




1.Önünüzdeki Tatili Hatırlayın
         
               Önünüzdeki tatilin tarihini öğrenmek sizi hem ferahlatır hemde çalışmak için motive eder.Örneğin; "Ben tatile kadar iyi çalışırsam tatili hakketmiş olurum ve tatilim iyi geçer." Hep tatil yapmak işsiz adamın işidir.Sizin işiniz var.Tatilinizi yaptınız.Tekrar hakketmek istiyorsanız  sıkı çalışın : )

tatil dönüşü işe başlamak
2.Arkadaşlarınızla Vakit Geçirin
         
              İş çıkışlarında veya okul çıkışlarında arkadaşlarınızla vakit geçirin.Böylece okulu veya iş yerinizi daha çok sevmiş olacaksınız.İşe veya okula gitmeye alışacaksınız.Sabahları "Ben işe/okula gitmek istemiyorum." diye aklınızdan geçirmeyeceksiniz.



3.İşlerinizi Tam Yapmayın

         
                       Tatil bittiğin de siz işinizi bitirmek için uğraşırsınız.Böylece tatil bitti sendromu yaşamazsınız.Çünkü; kafanız doludur.Ayrıca sevdiğimiz işi yapmakta önemlidir.

tatil dönüşü işe başlamak

4.Ateş Böceği ve Karınca

         
                      Siz evinize ekmek götüren bir karıncasınız.İş zamanı karınca gibi çalışır,tatil zamanı ateş böceği gibi eğlenirsiniz.Ayrıca; işinizin güzel taraflarını düşünün.Çalışarak ailenize hem maddi açıdan hem de manevi açıdan destek oluyorsunuz.Bu sizin iş hayatında başarıdan başarıya gitmenizi sağlayabilir.

5.Önemlisiniz

         
                     Siz önemlisiniz.Çünkü işinizde size ihtiyaç var ve tatil yapabiliyorsunuz.Fabrikada bir makine eksik olursa işler eksik olur.Siz bir bütünü oluşturan önemli birisiniz ve bunu hakkını verebilirsiniz.




6.Anı Yaşayın

       
              İşte iken,okuldayken o anınızı düşünün.O andan keyif alın.İşinizi mutlu olarak yaptığınız anları hatırlayın.Severek ve zevk alarak çalışırsanız daha mutlu olursun

uz.Çalışmaya ısınırsınız ve böylece kısa sürede daha fazla iş yaparsınız.

tatil dönüşü işe başlamak

7.Özleyin

       
           Çok isteyip yiyemediğiniz yemeği yediğinizde yemeğin tadı muhteşemdir.Tatili özlemenize izin verirseniz tatil yapmanın tadı artar.

8.Zıtlıkları Sevin

       
              Hayat zıtlıklardan oluşur.Kışın hava soğuk diye şikayet etmek yerine kalın giyinin,yazında hava sıcak diye şikayet etmek yerine ince giyinin.Tatili değerli yapan şeyde çalışmaktır.

9.Para,para,para...

   
             Napolyon ne demiş: "Para,para,para."İşinizden para kazanırsanız o para ile tatil yapabilirsiniz.Böylece mutlu olursunuz.

               Merhaba arkadaşlar.Bu gün size yaşadığım bir sorun hakkında yardımcı olabilecek bir yazı yazacağım.Çünkü; bu konu hakkında internette yeterli Türkçe kaynak yok.Birkaç gün önce telefonumdan sim kartını çıkartıp başka bir sim kart taktım.Karşıma Avg anti theft sorunu yani hırsızlara karşı bir şifre istedi.Ama ben avg hırsızlık koruması şifremi unuttum fakat telefonu açabildim.Bir gün boyunca telefonumu kullanamadım.O ayrı sorun : ) Peki bu sorunu nasıl düzelttim.Şimdi onu anlatacağım.

Avg anti theft sorunu

1.Telefonumuzun İnternetini ve konum bulmayı açıyoruz.
2.Avg'nin sitesine giriyoruz.Anti Theft'e tıklıyoruz.

Avg anti theft sorunu

3.Avg Myaccount'tan giriş yapıyoruz.


avg anti theft sorunu nasıl çözülür

4.Giriş yaptıktan sonra haritada telefonumuzu bulup eski haline getirebiliriz.

Eğer hırsızlık koruması şifrenizi unutursanız bu yolla açabilirsiniz telefonunuzu.


             
verimli ders çalışma yolları


                  Ders çalışmak bir oyundur.Nasıl metin 2,knight vs. oynarken level atlıyorsak bu işte de atlıyoruz.Ama sınava  az zaman kala çalıştığımız için fark edemiyoruz.Tabiri caizse yumurta dayandığın da : )Ders çalışmaya otururken genelde sıkılırız.Ders çalışmayı bırakın kitabı açmak bile istemeyiz.Şimdi size ders çalışmayı eğlenceli ve verimli hale getirecek ve verimli ders çalışma yollarını anlatacağım.Bu fikirler özellikle Tyt'ye  hazırlananlar içindir:





1.Ben Niçin Ders Çalışıyorum?
                 Hedefsiz gemi bir yere gidemez.Hedefinizi belirleyip çalışırsanız;daha verimli ders çalışırsınız.Kimsenin sizi rahatsız etmesini istemezsiniz.Size ders çalışmak kutsal bir iş gibi gelecek.Çünkü ders çalıştıktan sonra kendinizi daha mutlu ve sakin hissedeceksiniz.

        2.Ders Çalışma Programı Yapın
               
             Öncelikle şunu bilmelisiniz ki: ders çalışma programı bireyseldir.Kimse sizi sizden daha iyi tanıyamaz,ne zaman ders çalışıp ne zaman dinleneceğinizi sizden daha iyi bilemez.Ancak sadece tavsiyeler verebilirim.Bir saat çalışırsanız 15 dk,bir buçuk saat çalışırsanız 30 dk. mola verebilirsiniz.Bu arada sık sık ara verirseniz hatırlama oranınız artar.Ayrıca; bunlar sizin daha verimli ders çalışmanıza sadece bir adım atmanızı sağlar.



    verimli ders çalışma yolları

    3.Nerede Ders Çalışmalıyım?
                 Çoğu insan ders çalışma yerini seçerken hata yapar.Çünkü konsantrasyon olamamasına neden olur bazı yerler.Dikkatimizi dağıtan yerler bizim verimli ders çalışmamızı engeller.Eğer sen oturma odası,yurt odası gibi yerlerde çalışıyorsan orada bulunan TV,bilgisayar vb. gibi aletlerin sesine katlanırsın.
        
                       Kütüphane ders çalışmak için iyi bir yerdir.Doğru seçimleri yaparsın test çözerken.Merkezi kalabalık yerler gibi yüksek sesli değildir.Ders çalışma alışkanlığımız için yeterince iyi yeri bulmalıyız.İdeal ders çalışma yeri önemlidir çünkü;sonraki bir kaç yıl için tek sen hesaba katarak emin olursun.

                                  



     4.İlham Perinizin Gelmesini Beklemeyin

           Hedeflerinizi belirlediniz,programınızı yaptınız.Sıra geldi dersin başına oturmak.Öncelikle masanızda o saat çalışmayacağınız eşyanız olmasın(defter,kitap...).İkinci olarak odanızda dikkatinizi dağıtacak poster,resim  olmasın.Şimdi dersin  başına oturdunuz ve uykunuz gelmeye başladı ve sıkıldınız.Uykunuz için fazla rahat sandalyede oturmayın ve yemekten sonra konu çalışmayın test çözün.Ders çalışırken yine dikkatiniz dağılıyorsa  15 dk. mola verin ve hedefiniz gerçekleştiğinde olacakları düşünün.Ama bunu  ders çalışırken denemeyin.Yine uykunuz geliyorsa metal,rock müzik dinleyin.Üçüncü olarak odanızda sadece ders çalışın.Böylece odanıza girdiğinizde otomatik olarak ders çalışmaya başlayacaksınız.(40 gün alışma süresi)Alışma süresinden sonra ders çalışmaktan zevk almaya başlayacaksınız.Dersten kaçan senle,şimdiki sen aynı olmayacaksın.





      5.Odanızda Telefon Olmasın!
           
                  Ders çalışırken eğer cep telefonunuz yanınızdaysa ister istemez dikkatiniz cep telefonunda olur.''Acaba Aysel Facebook'da yorum yaptı mı,Twitter'da takipçim arttı mı,Watsapp'tan mesaj atan var mı?''Ondan sonra da "Neden ders çalışamıyorum?" dersiniz.Cep telefonunuz,ders çalışırken sizden uzak cehenneme yakın olsun : )
    Mümkünse ders çalışırken cep telefonunuzu kapatın.Çünkü birisi sizi arayıp sizi o ortamdan ayırabilir.


    telefonla ders çalışmak


       6.Başarısız Olduğunuzda Pes Etmeyin!!!
    Başarı grafiği

    Her zaman başarılı olamayız.Herkes bazen başarısız olur.Mesele başarısız olduğumuzda  daha fazla çalışmak.Genelde ders çalışmaya yeni başlayanlar ilk sınav sonucunda moralleri bozulur.

      7.Renkli  Kalemlerle Çalışın
          
             Renkli ve fosforlu kalemlerle çalışırsanız daha çabuk öğrenirsiniz ve sıkılmazsınız.Böylece eğlenceli ders çalışmaya başlarsınız.Renkli ve fosforlu kalemleriniz en sevdiğiniz şey olur belki : )
      
    8.Kendinizi Ödüllendirin
          
           Kendinize günlük, haftalık,aylık hedefler belirleyin ve hedeflerinizi gerçekleştirdiğinizde kendinizi ödüllendirin.Örneğin: bu hafta 10 bin soru çözersem sinemaya giderim...Bu sizin ders çalışma isteğinizi arttırır ve deşarj olursunuz.Beyniniz için değişiklik olur.

       9.Sistemli Çalışın

                Kendi sisteminizi belirleyin.Duyarak,görerek,yazarak  vs. en iyi nasıl çalışıyorsanız öyle çalışın.Daha iyi öğrenirsiniz.Kısa sürede çok iş yaparsınız.



                                                               Son  olarak kendinize güvenin...



                     
    Sınav stresini yenmek

                 Sınava(Tyt) az bir zaman kaldı.Arkadaşlar çok yoğun bir dönem geçirdiniz.Çözmediğiniz soru,çalışmadığınız konu kalmadı.Belki bazılarınız gecelerin yarısına kadar ders çalıştınız.Belki hala istediğiniz başarıyı elde edemediniz.Sınavda herşey olabilir.Yeter ki umudunuzu kesmeyin.Kendimden örnek veriyim.Ben girdiğimde hiç çalışmadığım konudaki soruları yapmıştım ama çok çalıştığım konudaki  soruları yapamadım.Herşeyinizi bu sınava bağlamış olabilirsiniz.Tamam,herşeyiniz bu sınava bağlı olabilir ama bu sizin sağlığınızda(fiziksel-ruhsal) önemli mi?Peki  gelelim asıl konuya.Üniversite sınav stresini azaltmak için neler yapılmalı?Arkadaşlar yazdıklarımı sınava son bir hafta kala yapın.Böylece içinizden "Benim ders çalışmam gerek." diye düşünmeyeceğiniz için rahat olursunuz.Aşağı da sizler için sınavdan önce stres atma yöntemlerini sıraladım.





    1.Arkadaşlarınızla Vakit Geçirin

                 Sizinle aynı durumda olan veya iyi geçindiğiniz arkadaşlarınızla vakit geçirin.İyi geçindiğiniz diyorum çünkü size ikide bir "Kaç net yapıyorsun?Heyecanlı mısın?Ben senden fazla yapıyorum." gibi cümleler kuran kendini beğenmiş kişiler sizi rahatlatmak yerine daha fazla strese sokacaklardır.Bu yüzden sınavınız kötü geçebilir.

    Sınav stresini yenmek
    Ders Çalışırken Ben :)
    2.Sevdiğiniz Şeyleri Yapın

                Sevdiğiniz şeyleri yapın.Örneğin; kitap okuyun,sevdiğiniz bir filmi izleyin...Sevdiğiniz yemeği yiyin.Size güç veren özlü sözleri okuyun,ezberleyin.Ayrıca  bunlar size sınava girerken hem maddi hemde manevi güç verecektir.Sizin tyt stresinizi adeta alıp yok edeceklerdir.Sınav anında diğer adaylara göre daha rahat,sınava odaklanmış  olacaksınız.

    3.Gezin

                Çevrenizde olan doğal güzelliği olan sessiz,sakin yerlere gidin.Örneğin; ben sahile giderdim.Kayalıkların üstünde oturup,denize bakardım.Denizin maviliği kendime olan güvenimi arttırırdı, sakinleşirdim.İçimden de "Yarın ki sınav güzel geçecek." derdim.Ayrıca;bunu sınava son günler kala yaparsanız daha iyi olur.Sınav motivasyonunuzu arttırır ve içinizde stres,kötü düşünce falan kalmaz.Sınav stresini yok eden  etkili yöntemlerdendir.

    4.Hareketliliğinizi Arttırın

               Kısaca spor yapın.Sınava 3-4 gün varsa basketbol oynayın,koşu yapın... Çünkü;spor yaptıktan sonra rahatlarsınız.Eğer sınava bir gün kalmışsa bunları sakın yapmayın.Çünkü; tyt  esnasında yorgun olursunuz.Ama "Benim illa bir şeyler yapmam lazım." derseniz hafif tempolu yürüyüş yapın.Ayrıca,kendinizi çok fazla kasmayın bir tarafınızı yaralayabilirsiniz.



    5.Yemenize Dikkat Edin

             Sınava az zaman kala yemek yemenin önemi artar.Çünkü;yediklerimizin 3'te 1'i beynimize gider.Ayrıca; kahvaltı yapmazsanız,düzenli ve sağlıklı beslenmezseniz sınav sırasında sınava odaklanmada zorluk çekersiniz.Ayrıca yapılan araştırmalar gösteriyor ki,okulda başarılı olan çocuklar okula gitmeden önce proteinli yiyecekler tüketir.Son olarak,karbonhidratlı yiyecekler uykunuzu getirebilir.

    Sınav stresini yenmek

    6.Müzik Dinleyin

              Sizi sakinleştiren müzikleri dinleyin.Geleceğiniz ile ilgili hayaller kurun.Örneğin;istediğiniz üniversiteye gittiğinizi hayal edebilirsiniz.Bu sizin umudunuzu,motivasyonunuzu arttıracak ve sizi savaşınızın kahramanı hissettirecek.Bu arada müzik dinleyin dediysek günün tamamını müzik dinleyerek geçirmeyin : )



    7.Oyun Oynayın!

                        Oyun oynamanın insanları rahatlattığı bilinen bir gerçektir.Aslında oyun oynamanın temelinde gerçeklerden kaçmak yer alır.İster arkadaşlarınızla gerçek bir ortam da oynayın isterseniz de sanal da maceranın dibine vurun.Tabi abartmamak şartıyla.Oyun sonrasında emin olun ki sınav stresinin "S" harfi bile kalmayacak.Hatta sınava gireceğinizi unutacaksınız.

    8.Dua Edin

              Arkadaşlar dua etmek sizi hem psikolojik olarak rahatlatır hemde içiniz rahat olur.Ayrıca; çalışarak bir yere kadar gelebiliyoruz.Geriye kalan şey sınav anında oluyor.Tyt sınavınızın iyi geçmesi hem bizim elimizde hemde Allah'ın elinde.Bu yüzden de dua etmek  önemlidir.Başarılar : )

                             Genç olmak,insanların hayatlarının doruk noktasıdır.Doruk noktası diyorum çünkü; istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.Siz güçlü,zeki,sağlıklı,mutlusunuz.Bunları bir tarafa attığımızda genç olmanın güzel tarafı kalmaz.Çocukken aklında sadece oyun oynamak vardı.Evde,sokakta,parkta kısaca her yerde.Ama şimdi büyüdün Dünya'da etrafında neler olduğunun farkına
    varıyorsun.Çocukken Dünyasal sıkıntıların yoktu ama şimdi var ve büyüdükçe de artacak gibi.Fakat gençlere bu dertlerle  savaşabilecek güçtedirler.




    1.Herşeyi Sorgulamak
                      Genç olurken aklımız yavaş yavaş başımıza
    gelir.Dünya'yı,arkadaşlarımızı,ailemizi,alışkanlıklarımızı kısaca herşeyi sorgularız.En önemlisi de kendimizi sorgulamamızdır."Ben neden yaşıyorum?","Bir amacım var mı?Büyüyünce ne olacağım?Dünya,insanlar neden kötü durumda?"


    Gençlik

    2.Gözü pek
                      Hayat tecrübeniz fazla olmadığı için herşeyi yapabileceğinize inanırsınız hatta yaparsınız da onları.Örneğin;hızlı araba kullanırsız,tehlikeli işlere kalkışıp kendinizi yaralayabilirsiniz.Ek olarak bunları yaparken "Bana bir şey olmaz!" deriz.Çünkü;bizim ölebileceğimizi aklımızın ucundan dahi geçmez.Son olarak;hayatınız boyunca yapamadığınız şeyleri yapabileceğiniz bir dönemde olabilirsiniz ama risk alabileceğinizi unutmayın.


    Ayna karşısında süslenmek


    3.Beni Herkes Beğensin
                     Daha güzel/yakışıklı olmak için herşey yapılır.Karşı cinsin ilgisini çekmek asıl amaçtır.Ama bazen o kadar çaba boşa gidebiliyor.Özellikle kızlar için.Sabah okula gitmek(ama önce süslenmek) için normalde kalkmalarında saatler önce kalkarlar.Sırf en güzel olmak için uykularından feda ederler.Hatta bazen kahvaltılarından da feda ederler.Erkekler ise karışıktır.Kimisi aşırı bakımlıdır.Kimisi sadece evden çıkmadan önce aynada 1-2 saniye bakar kendine  : )Ama genel olarak; erkeklerde kendilerini beğendirmek için spor salonlarında saatlerini harcarlar.Sonuç olarak; bir gün bizde yaşlanacağız.Dış görünümümüz ne olursa olsun önemli olan sevmek ve sevilmektir

     4.Asi olmak
               Çevremizde yanlış,haksız bir olay olduğunda ilk gençler sesini çıkarır.Çünkü onların ruhu asidir.Ama kimilerimiz haksızlıklara karşı ne yapacağımızı bilmediğimiz için sessiz kalırız.Belki en büyük cevap budur.

    5.Özgür Olmak

               Yabancı filmlerde gördüyseniz gençler liseden sonra iş bulup aileden ayrılır.Veya aileleri onlara odalarını kiralar.Bunlar size ilginç gelebilir ama gençler kendi güçlerinin farkına vardığında onları yaparlar.Gençler "Bana kimse karışmasın." diye düşünürler.Karıştığınızda da "Ben özgürüm!İstediğim şeyi yaparım!" derler.Bunları derken de birilerinin onları desteklemesini isterler.Fakat onlar anne ve babaları için hala "çocuk"tur.



    Güzel üzgün kız

    6.Yanlış Kararlar
                 Genç olmak;hata üstüne hata yapmak demektir.Eğer hep hata yapmasalardı genç olmazlardı.Eğer gençler hata yaptığında yaptıkları hataları kabullenirlerse daha iyi olur.Ebeveynlerine karşı kendilerini fazla savunmalarına gerek yok."Ben hata yaptım." derlerse daha iyi olur ancak ebeveynlerimiz anlayışlı olmalıdırlar.

    7.Başarılı Olmak
             Onlar kendini başarılı olmak zorunda hissederler .Okulda ,dershanede ,sporda, sanatta, müzikte ...Başarılı olamadıklarında özgüvenleri azalır.Kendilerini işe yaramaz gibi hissederler.
    Kendilerini gerçekleştiremezler.Fakat herkes başarısız olabilir.




    Hayal kuran kadın

    8.Hayaller 
                Gençleri geleceğe yönelik büyük hayalleri vardır.Dünya'nın daha iyi,daha güzel  olması için onu değiştirmek için çok hayal kurarlar.Evrenden çok şey beklerler.Acelecidirler.Bir şey hayal edip çalışmalara başladıktan sonra onun hemen olacağını sanırlar.Oysa ki hiçte öyle olmuyor.Her hayal için çok çalışmak gerekiyor.Ne kadar çok başarısız olsak da denemeye devam etmeliyiz.Hatta o hayallerin verdiği dertleri severiz.Dertlere aşık oluruz.Bir kıza aşık olsak ve o kız bizden ayrılsa o kadar dertlenmeyiz.
         
     9.Coşku
                Gençlik çağı hayatımız en duygulu,en hevesli,en renkli çağıdır.Nefret ettiğimiz işleri bile hevesle yapmaya başlarız.Hayattan,yaşamaktan zevk alırız.Genelde işlere coşku ile başlayıp
    başarısızlıkla bitiririz.

              Özetle genç olmak dışarıdan  kolay gözükür.Ama kimse gençlerin yaşadığı durumları bilmez.Gerekli hayat tecrübesine sahip değillerdir.Bazı şeyleri başarmak için denemek  zorundadırlar.
                  Gurbete çıkmak, sevdiğimiz kişilerden fiziksel olarak uzaklaşmaktır ve en çok hissedildiği zaman sevdiğimiz kişilerden ayrıldığımız ilk zamandır.Zaman geçtikçe alışırız.Bazen sevdiklerimize karşı ayrılık acısı çekeriz.İşimize odaklanamayız,evimize geri dönmek isteriz.Ama artık geç kalmışızdır.Evimizden uzaktayızdır.Aklımızda sadece anılarımız vardır.Elimizden anılarımızı tekrar tekrar oynatmaktan başka bir şey gelmez.
                   

                 Gurbetçi;gurbete çıkan,geçimini gurbette kazanan kimsedir.Yani ister öğrenci(özellikle şehir dışında üniversite okuyanlar)  ister şehir dışında asker,rızkını kazanan bir baba veya yurt dışında çalışan bir iş sahibi ol evinden ayrıldığında hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığının olmayacağının farkına varıyorsun.
                                   
                Özellikle büyüdüğünün farkına varıyorsun.Daha dün mahallede koşan,çift kale maç yapan,koşan,saklambaç oynayan,ana kuzusu olan çocuk hangi ara bu kadar büyümüştü.Zaman nasıl oluyorda bu kadar hızlı geçiyordu?
                                   

                   Evden ayrılırken; içinden "Ben gitmek istemiyorum!" dediğimiz çok olmuştur.Evimizde ayrıldığımız an aklımızda ailemiz vardır.Sadece anılarımız bizimledir.Ama evimizden ayrılmanın sadece kötü tarafları  yoktur.İyi tarafları da vardır.Bunları belli bir süre geçtikten sonra çok iyi öğreniyorsunuz.Ayrıca bu yazı şehir dışında üniversite okuyacaklara tavsiyeler içerir.




    1.Yeni İnsanlar İle Tanışıyorsun

                  
                          İlk başlarda yalnız takılıyorsun ama sonradan kendine göre arkadaşlar belki dostlar buluyorsun.Yurtta kalıyorsanız sonradan çevreniz genişliyor.Yurtta neden kalmalıyım diyorsanız aşağıdaki bağlantıdan öğrenebilirsiniz.Çevremiz genişliyor.İnsanları daha iyi tanıyoruz.Ama şunu da unutmamak lazım.Ailemiz giderken bize ne demişti "Herkese güvenme,dikkatli ol!"(Büyük ihtimalle herkesin ailesi demiştir   : )




    Gurbetin faydaları
    Beklerken aynen böyle hissediyorsunuz.

    2.Kendi Ayakların Üzerinde Durmayı Öğreniyorsun

                       
                       Burada annemiz yok.Yani sabahları okul için "Evladım kalk hadi okula gecikeceksin.Kahvaltıyı hazırladım.Sen seviyorsun diye melemen yaptım." diye çağıran kişi yok.Kendi işini kendin halletmen lazım.Kahvaltıyı,akşam yemeğini (Annemizin yaptığı gibi olmaz.) bizim kendimiz yapmamız yada almamız gerekir.Kendi üstümüzü ütülememiz gerekir.Üstümüzü yıkamamız gerekir.Ayrıca paramızı idareli kullanmalı veya bütçemizi kontrol etmeyi öğrenmemiz geerek.Onu hayati şeyler için kullanmalıyız(yemek,barınma,ulaşım..).Yoksa maddi açıdan sıkıntı çekebiliriz.Son olarak; bence kendi kendimize  yaşamanın en iyi yöntemi başka şehirde üniversite okumaktır.


    gurbetçi olmanın faydaları


    3.Kendine Güvenin Artıyor

                   
                              Kendi ayakların üstünde durmayı,hayata erken alışmayı öğreniyorsun.Eskiden yapamam dediğin şeyleri yalnızlıktan yapmak zorunda olduğunu hissediyorsun.Biraz daha açmak gerekirse: burada seni savunacak birileri olmadığı ve her işini kendin yaptığın için özgüvenin artıyor.Ayrıca dünkü saf çocuk almadığının farkına varıyorsun.Kısaca evde yapmadığın ama burada başardığın şeyler senin güvenini arttırmaktadır.Böylece hayatının başrolünde sen oynuyorsun.Başka şehirde üniversite okumak bu yönden faydalı.


    4.Özgürlük-Yalnızlık

             
                           Evden ayrıldık ve ailemiz yok.Bize karışan birisi yok.Yani özgürüz.Kimse bize karışamaz,hiçkimseye hesap vermek zorunda değiliz.Bu konu şehir dışında okumanın avantajlarındandır.Her genç insan özgür olma ümidiyle şehir dışında üniversite okumak ister.İstediğimiz  her şeyi yapabiliriz ama unutmayalım ki "Kontrolsüz güç,güç değildir.".Bizim buraya gelirken bir amacımız vardı.Eğer o amacımızı hatırlayabilirsek kendimiz kötü şeylere karşı kontrol edebiliriz.Ayrıca geldiğimiz yeri ve insanları unutmaz isek zorluklara karşı daha olumlu ve güçlü oluruz.


    Üniversitede gezmek
     

    5.Yeni Yerler Görürsün
               
                        Yeni yerler görüyorsun.O şehrin tarihi,kültürel,doğal yerlerini görüyorsun.Şehri anlamaya çalışıyorsun.Hayata bakışın genişliyor.Bu şehrin insanlarını anlamaya başlıyorsun.Özellikle üniversite öğrencisiysen bir kaç sene içinde o şehrin kurdu olmaya başlıyorsun : )

    6.Eve Geliş

              Her eve geldiğinde kendini misafir gibi hissediyorsun.Bir nevi el üstünde tutuluyorsun.İnsanlar sana +99999 değer veriyor.Akrabalarının hepsi seni davet edip sevdiğin yemekleri yapıyor.Odan tertemiz.Özlediğin yerleri gezebilirsin.